Ekonomik kriz aşkları da vurdu! Ne İlyas, Ne Cemşit, bugün olsa Asya kamyoneti seçerdi.

– Sevgi neydi?
– Sevgi iyilikti, dostluktu, emekti diyordu filmde.
Sevgi karşılıktır. İyilikle, dostlukla karşılık vermek, emek vermektir ama ama noktalı virgül,

Sen uzun zamandır yazmıyorsun, ne eğlenceli oluyordu her #Pazar bekliyordum ben yazılarını mesajı ile bir kişi bile okuyorsa yazmaya devam etmelisin diyen edebiyat öğretmenimin sözü kulağımda geliyor bu satırlar.

Beni bilenler bilir #AlYazmalım Filmi benim için ayrı bir yere sahiptir. Çocukken adım bir filmde geçiyor diye çok severek izlerdim.

Biraz genç kız oldum ayy aşk, eyyy aşk Sezen Aksu’nun “Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk dizeleri” ile öff bu kadın neden Cemşit dedi ki şimdi sorgularıyla izledim. İlyas’a aşıktı Asya. Cemşit’i de sevdi ama İlyas’a aşıktı. İlyas’ı seçip de hayatının hatasını yapan ne kadar kadın varsa eminim hepsi beni iyi anlayacaklardır, hani derler ya kadınlar piç adam sever. Dünya İlyas’ların Dünya’sı Cemşitlerin kıymeti yok tabii.

Şimdi şimdi anlıyorum İlyas’a giden kadınlar ya dayak yedi ya aldatıldı ya da hayalleri yıkıldı. Bence de kadınlar hayalleri ile helalleşene kadar #piçadam sever.

Zaten o zamanlar ben de Asya ille de birini seçmek zorundadır sanıyordum. Aşık olduğu adamın ihanetini görünce, sevmek zorunda kaldığı bir başka adamın sevgisine sığınmaktansa Asya tek başına da evladını büyütebilirdi diye bugün düşünüyorum ama bu durum da şu şahane aşk filmine çok ayıp olurdu değil mi? Fonda ” Bütün gülleri çalmışlar” Unutmayalım ki zaten ayıplar da gerçek hayatta olur. Hayallerde filmlerde rüyalarda ayıptı, baskıydı olmaz.

Ben de işte otuzlarımda falan kadın haklı tabii ki Cemşit’i seçecek dedim. Sevgidir ki aslolan “Hangi aşk adil ki” dinlerken Candan Erçetin’den. Aşk dediğin şey de bitiyor, sevgiye dönüştüremedin mi de al sana en büyük mutsuzluk sebebi.

Sevmek lazım, güzel sevmek. Aşk bir rüya halidir ve insanlar illa uyanırlar. Karşındakine sevgi vermek, sevdiğini göstermek falan bunlar da çok önemli mevzular. İnsan doğası gereği, kendinde olmayan hiçbir şeyi başkasına veremiyor. Olmayan şey verilir mi? Yani olay şu, kendini sevmeyen zaten başkasını da sevemiyor. Bir başkasını sevmek kendini sevmekten geçiyor.

Allahım en zor bölüm. İşte bu kendini sevmek ve kendinle barışmak kısmı da biraz sıkıntılı. Unutamadığın aşklarınla helalleşmeli, kendini zorunlu hissettiğin durumlardan uzaklaşmalı, bunu da kırmadan üzmeden dökmeden yapmalı ve aldığın kararlar banka hesap cüzdanını sarsmamalı ve çevreni üzmemeli.

Son dönemde yaşanan büyük ekonomik kriz toplumun ahlak ve ilişki yapısını da öyle derinden değiştirdi ki, artık farkında bile olmadan banka hesap cüzdanı, tapu ve kredi kart limiti belirleyici oldu çoğu ilişkide. Zaten de sevişmekler kolaylaştıkça, sevmekler güçleşmişti bir de ekonomik kriz gelince her şey çok daha zor hale geldi. Mesela kişilerin tahammül sınırını da icra beyanları belirledi. Ekonomik kriz sinirleri yıprattı, kavgaları körükledi, aileleri parçaladı. Cemşitler ve İlyaslar birbirine karıştı.

Çok sevdiğim, görmüş geçirmiş bir arkadaşım bana diyor ki Umut “ Ekonomik kriz biter mi ? Şu lanet olası Korona geçer mi? Her şey yine eskiden olduğu gibi daha keyifli olur mu bilmem de ben bir daha eskisi gibi olamayacağımı biliyorum. Şans oyunlarına bile inancım kalmadı. Umut ben aşka da sevgiye de insanlara da inanmıyorum. Hani şu filmdeki Asya olsaydım ben artık kamyonu seçerdim.

Zamanla İlyas’ı , sonra Cemşit’i seçen o kızlar şimdi Asya al şu komyoneti bas git diyor. O güzel insanlar da vaktiyle atlara binip gitmişlerdi zaten.

Sence ?

Umut Kaşan / Ege İdea Dergi – 2021 Didim