DİDİM’DE BETON SANTRALLERİNİN YER SORUNU VAR.

Didim Belediyesinin talebi ile Didim ilçesi sınırları içerisinde bulunan eski 15741, yeni 313 ada/ 13 parsel numaralı mera vasıflı taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planının hazırlanabilmesi ve yapılması amacı ile 4342 sayılı Mera Kanunun 14.maddesi d bendi kapsamında Didim Belediyesi tarafından hazırlanacak imar planında “Beton Santralleri Alanı” olarak kullanılmak üzere talep edilen tahsis amacı değişikliği işlemi 2018’de mera komisyonunun olumlu görüşü valilik ve ilgili teknik kuruluşların olurları ve Başbakanlık oluru ile uygun bulunmuş.

Belediye 2020 yılında önce ilgili “Tahsis Amacı Değişikliği” işleminin devamı için ödenmesi gereken 20 yıllık ot geliri bedelini ödemiş, daha sonrasında da  2021 yılında “Söz konusu alan Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesinde bulunmasından dolayı, sonuç olarak bu bölgede oluşacak turizm tesisleri ile bölgede oluşacak konut alanlarının getireceği nüfusun, hakim rüzgar yönünde bulundurulduğunda talebe konu beton santrallerinin faliyetlerinden olumsuz etkileneceği gerekçesiyle” tahsis talebinin geri çekilerek yatırılan 20 yıllık ot geliri bedelinin iadesini talep etmiş. İlgili Beton Santralleri için verilen süre 22 Mart 2022 tarihinde bitiyor.

BETON SANTRALLERİ ÇÖZÜM İSTİYOR

Didim’de ilgili bölgede faaliyet gösteren 3 beton santrali olan Kösem Beton, Ufuk Beton ve Değişim Beton adına beton santrali sahipleri Ufuk Ergenekon, Akın Ergenekon, Fahri Kösem, Lütfi Göbekli ve Davut Gökdemir haklarında ortaya atılan iddialara cevap niteliğinde yaptıkları açıklamada “Planlamadan kaynaklı olarak mağduriyetimiz söz konusu ” dediler.

RANTÇI VE İŞGALCİ DEĞİL MAĞDURUZ.

Düzenledikleri basın toplantısında ortak açıklama yapan aynı bölgede faaliyet gösteren 3 beton santrali adına konuşmacı olarak beton santrali sahiplerinden Kösem Beton yetkilisi Fahri Kösem konuşarak “Son zamanlarda bizler hakkında basında birtakım asılsız iddialar okuyoruz. Biz santral sahiplerine asılsız suçlamalarda bulunup bize, rantçı ya da işgalci deniliyor. Aslında bu olayda mağdur olan biziz.

Üzerinde bulunduğumuz arazi burası daha önce 1108 parseldi. Bizden önce burası yine santral olarak kullanıyordu ve o yıllarda arazide ilçenin altyapısını yapan Vin-San şirketi vardı. Fahri Kösem yaptığı açıklamada “Ufuk Beton Denizköy kavşağında kendi tapulu ruhsatlı yerinde, biz de Kösem Beton olarak 75.yıl sanayi sitesi yanında kendi yerimizde faaliyet gösterirken, dönemin Belediye Başkanı bize “ Planlama yapalım, sizleri tek bir yerde toplayalım” önerisi üzerine kendi tapulu ve ruhsatlı yerlerimizi bırakıp geldik.  O dönem bu arazinin kullanımı Belediye tasarrufundaydı.

2008’de Didim Belediyesi’nin kullanım uhdesinde ve tasarrufunda bulunan 5 bin dönüm olan 1108 parsel mahkeme kararı ile Didim belediyesi kullanımından alınıp tapuda mera vasfına geçmiştir. Didim Belediyesi aleyhine sonuçlanan mahkeme kararı sonrası 5 bin dönüm olan 1108 parsel mera vasfına geçti, yani kanun değişikliği ile bu yerler belediyeden çıktı, mera alanı oldu. Meraya geçince biz de haliyle sanayi sitesiyle beraber merada kaldık. Meradan çıkmak için sanayi sitesi ile birlikte 2 ayrı dosya ile başvurduk. Sanayi sitesinde uzun süre sonra gereken işler tamamlandı ve tapular verilmeye başlandı. Tabii bizim başvurularımız Sanayi Sitesi’nde olduğu gibi bireysel olmadığı için bizim adımıza süreç belediye tarafından yürütüldü. Geldiğimiz aşamada ilgili planlama devam ediyor.  Bu durum bizi işgalci yapmaz, işgalci olmak gibi bir amacımız da yok. Bizlerin illa burası olsun diye bir isteği de yok; sadece bildiğiniz gibi hazır betonu taşıma kuralları gereği, bu betonun, belli bir saatte ilgili yere gitmesi lazım.

BİZE 20 DÖNÜM YETER! YER GÖSTERSİNLER BİZ ORAYA DA GİDERİZ.

Kendilerine verilen kanuni sürenin uzatılması noktasında da taleplerinin olduğunu ifade ederek, “Çözüm bu santrallerin kapatılması ise buyurun hep beraber gidip kapatalım ama sonrasında ama ondan sonraki süreç ne olacak? Bunun ilçemizde yaratacağı ekonomik ve sosyal boyutu ne olacak? Didim ne olacak? Müteahhitlerin işleri ne olacak? 200’e yakın kişi işsiz kalacak ve aileleriyle ne olacak? Bizler 3 santral için plan değil, 50 yıl sonrası da düşünülerek şehrin ihtiyacı kaç santrallik yer ise o şekilde planlanma yapılmasını istiyoruz. Bize yer verirlerse çok da değil 20 dönüm olsa yeter, biz 3 ayda oraya taşınırız” diye konuştu.

Didim inşaatın sürekli olduğu bir yer ve sadece özel ve ticari değil kamu anlamında da önemli bir görevimiz var. Okul, hastane gibi işlerin de yapımında inşaat ve beton sektörü lazım” ifadelerini kullandı.

Yine Beton santrali sahiplerinden Ufuk Beton yetkilisi Akın Ergenekon da çevreyi kirlettiklerine dair ortaya atılan iddiaların da doğru olmadığını ifade ederek “ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden düzenli olarak sürekli denetleniyoruz “Geri dönüşüm havuzları, arıtma havuzları, suyun geri, dönüşümü ve toz ölçerlerimiz mevcut, ayda bir kez düzenli denetimden geçiriliyoruz“ dedi.

Tekelleşme iddialarına da cevap veren Ufuk Ergenekon “Diğer il ve ilçelerde fiyatlara bakın; şu an biz pompa ve KDV de dahil 370 ila 390 arasında fiyat veriyoruz. Elbette ki fiyatlarımız yer ve uzaklığa göre değişkenlik gösteriyor, fiyatlarımız Türkiye ortalamasının bile altındadır” dedi.

“RUHSATIMIZ VE TAPUMUZ OLMADIĞINDAN ABONE OLAMIYORUZ ”

DYM Değişim Beton adına konuşan beton santrali sahiplerinden Davut Gökdemir ise kaçak su kullandıkları iddialara cevap verdi. 2018 yılında ASKİ’ye abone olmak için gittiğini, fakat tapu ve ruhsat olmadığı için ilgili aboneliğin mümkün olamadığı cevabını aldığını söyledi.

DİDİM’İN PLANLARINDA OSB YERİ YOK

Didim’in mevcut planlarda bir OSB yerinin olmadığını kaydeden Fahri Kösem “ Didim giderek büyüyor. Belki yakın gelecekte bizlerin hizmetleri de yeterli gelemeyecek, Didim’in organize sanayii için bir adım atılması gerekiyor. Mevcut planlamalardan kaynaklı bir mağduriyetimiz söz konusu; böyle bir yer olsa ya da OSB yapılsa bizler de gider faaliyetlerimize orada devam ederiz.” dedi.

Didim’de aynı bölgede faaliyet gösteren 3 beton santrali adına konuşan Kösem ayrıca üyesi oldukları Didim Ticaret Odası ile Aydın Sanayi Odası’ndan da bu yaşadıkları sorunun çözümüne yönelik olarak ilgi ve öneri beklediklerini ifade ederek bu sorunun çözülmesi için gereken kararlılığı da taşıdıklarını söyledi.