GEÇMİŞTEN GELECEĞE YAŞAYAN YAPILAR

Geçmişten geleceğe yaşayan yapılara görkemli bir örnek “ Didyma Apollon Tapınağı” Peki bugünün mühendislerinden, mimarlarından, ustalarından yarınlara hangi eserler kalacak?

Binlerce yıl öncesinden günümüze dek ayakta kalan, nice zaman kalacak olan yapılar var. Teknolojinin ve olanakların buraya gelebileceğinin hayal bile edilemediği o eski zamanlarda nasıl hesaplar, nasıl planlar, nasıl düzenlemeler yapıldı ki, koca koca taşların üst üste, devasa sütunların yan yana dizilişine şaşıp kalıyoruz. İşte o yapıların en görkemlilerinden bir örnek: Didim Apollon Tapınağı.

Milet kentinin kurucu kahramanı, Apollon’un oğlu Miletos, doğduğu Girit’ten dedesi (annesinin babası)Kral Minos tarafından Anadolu’ya sürülünce, Ege kıyılarından denize dökülen Maiandros (Menderes) Irmağı yakınında, kendi adını taşıyan bir kent kurar.

Anadolulu olduğu bilinen Işık, Güzel Sanatlar, Sağlık Tanrısı Apollon bir gün Milet kırlarında gezerken Brankhos adlı bir çobana rastlar ve onunla sohbet eder. Genç çobanın temiz duygularından, saygılı ve nazik yaklaşımından çok etkilenen Tanrı, bazı bilgiler aşılar ona. Delikanlıya en çok da özel ilgi alanlarından biri olan kehanetin (biliciliğin)sırlarını öğretir. Bu ilişki Didyma (Didim) Apollon Tapınağı’nın kuruluşuna giden yola döşenmiş ilk taş olur.

Çobanlığın kendisine çevrenin yapısı hakkında bilgi ve deney kazandırdığı Brankhos, tapınağın bugün bulunduğu yerdeki defne ormanının ve su kaynağının en uygun alan olduğunu düşünür, inşaatı başlatmak için harekete geçer. Uzun yıllar Brankhos, daha sonra da onun soyundan gelen Brankhid’lerin yönettiği tapınağın temelleri MÖ 600 dolaylarında atılır.

PERSLERİN SALDIRISINDA YIKIM VE TEKRAR YAPIM

Planı çok büyük düşünüldüğü için yapım çalışmaları 600 yıl süren(günümüzde bile henüz bitirilebilmiş değil)görkemli tapınak, Persler’in (bugünkü İran) başta Milet olmak üzere, Efes, Priene gibi İyon kent devletlerinin kendisine karşı başkaldırısını bastırmak üzere MÖ 494’tegiriştiği saldırıyla yerle bir olur. Bu yıkıcı, yok edici saldırının ardından tapınağın değerli varlıkları Persliler tarafından kendi ülkelerine taşınır.

Makedonyalı kahraman, ünlü komutan Büyük İskender’in akınlarıyla başlayan Helenistik dönemde(MÖ 310’lar), eski kalıntılardan da yararlanılarak tekrarlanan yapım çalışmalarını Efesoslu Mimar Paionius ile Miletoslu Mimar Dapnis yürütür.

Ne var ki 15’inci yüzyılda tapınak, büyük bir depremle tekrar yıkıma sahne olur.Ama bütün bu darbelere karşın zengin yapı özellikleriyle antik dünyanın en büyük kehanet (bilicilik) merkezi durumuna gelen Didyma Apollon Tapınağı, Milet’in kutsal alanıdır ve o alana büyük bölümü deniz kıyısını izleyen 20 kilometre dolayındaki yolla ulaşılır.

Her bahar gelişinde yola çıkan Milet halkı, kutsal yoldan tapınağa varır, önce Tanrı Apollon’un ikiz kardeşi Tanrıça Artemis’in adını taşıyan kutsal alanda buluşur, sonra büyük avluda törenler başlar. Bu törenlerin yapıldığı alana yalnız bilgeler, bilginler ve din insanları gibi toplum içinde saygın yeri bulunan kişiler alınır, diğerleri dışarıda sunağın bulunduğu yerde toplanır.

BUGÜNDEN YARINLARA HANGİ YAPILAR KALACAK?

Tarihçi Strabon’a göre antik dünyanın en büyük, daha yaygın bilgilere göre üçüncü büyük tapım merkezi olarak kabul edilen Didyma Apollon Tapınağı, başta iki dev sütunu olmak üzere ayakta kalan anıtsal özellikleri ve benzersiz planı ile haklı bir ün kazanır.

Tarihçilerin günümüze ulaşan bilgilerine göre tapınağın çevresinde kutsal sayılan bir defne koruluğu ile birlikte, güney kısmında da bir stadyum yer alır ve bu stadyumda Tanrı Apollon adına karşılaşmalar düzenlenir.

Zaman içinde tapınağın içinde ve çevresinde ek yapılanmaya gidilerek kilise, askeri garnizon gibi bölümler eklenir.

Tapınağın çevresinde ve toprak altında gün yüzüne çıkmayı bekleyen değerler olduğu inancıyla yüz yıldır sürdürülen arkeolojik çalışmalar umut veriyor.

Antik çağdan çok değerli bir armağan olarak kalan ve onca doğal afete ve savaşa karşın binlerce yıldır büyük bir mühendislik ve mimarlık şaheseri olarak yaşayan, gelecekte de varlığını sürdürecek olan Didyma Apollon Tapınağı, dünyanın her yerinden gelen kazı bilimcileri ve meraklıları konuk ediyor. Bu gerçeği saptadıktan, günümüzün çarpık ve sağlıksız yapılaşmalarını gördükten sonra şöyle bir kaygıya düşmemek elde değil:

Peki bugünün mühendislerinden, mimarlarından, ustalarından yarınlara hangi eserler kalacak?

APOLLON KİM? (Bir kutu yapılabilir) : Mitoloji kaynaklarında adı en çok geçenler arasında yer alan Apollon; ışık, aydınlık, bilgi, hekimlik, müzik, şiir, dans, okçuluk, bilicilik (kehanet), sürüler ve gençlerin korunmasıyla ilişkilendirilen Anadolulu bir tanrıdır. Zaten “Lykialı(günümüzde Antalya, Mersin yöresi) Apollon” diye de anılır. Yunan saldırısında Troyalıların yardımına koşan da odur.

Tanrılar tanrısı Zeus ile titan kızı Leto’nun oğlu, Ay Tanrıçası Artemis’in ikiz kardeşidir.

Homeros’tan Ovidius’a, Halikarnas Balıkçısı’ndan, Azra Erhat’a, Şefik Can’dan Edith Hamilton’a dek eski zaman ozanları ve çağımız anlatıcıları onun bu topraklara bağlı bir mitoloji kahramanı olduğunu bildirir.

Asla yalan söylemeyen, erdemli, altın sarısı saçları, yontu güzelliğindeki vücudu, yakışıklılığı ile bir çok aşk öyküsünde adı yer alan Apollon; heykel, resim, şiir ve söylencelerde çoklukla elinde lir, gümüş ok ve yay, başında defne yapraklarından tacıyla betimlenir.

Çağdaş felsefecilerden Nietzsche ise “Tragedya’nın Doğuşu” adlı kitabında Apollon değerlendirmesi yaparken şöyle der:

“Apollon aydın, durgun, ölçülü gücü simgeler. Işıktır, doğayı görme, varlığı akılla algılama ve akla dayanan yöntemle biçimlendirme gücü ve yeteneğidir. Bir öngörmedir, ışığın doğayı aydınlatarak, karanlık kalan sırların çözümlemesidir.”

RESİM ALTLARI

• Yapımına 2600 yıl önce başlanan, savaşların, doğal afetlerin, değerbilmezliğin yıkımlarına karşın, günümüze dek ayakta kalmayı beceren Didyma Apollon tapınağı, gelecekte de bu dik duruşunu sürdüreceğinin bildiriminde bulunur gibi.  Binlerce yıllık yaşamında büyük depremler de gören tapınağın sütun oluşturan halkaları, domino taşları gibi yıkıldığı yerde dururken, tarihin tanıklığını yaparak ayrı bir görev üstleniyor.

• Antik dünyanın en görkemli yapılarından biri, hatta başlıcası olan Didyma Apollon Tapınağı, yerli ve yabancı turistler için gecede, gündüzde, kısaca günün her saatinde eşsiz bir görsel şölen oluşturuyor.

• Yunan, sonra da Roma mitolojinde adı ön sıralarda yazılan Apollon, tarihe tanıklık edenlerin çoğunun kabul ettiği gibi, bir Anadolulu tanrıdır.

Yazı ve Fotoğraflar: Hüsnü Okumuş

Bu Yazıyı Aşağıdaki Linke Tıklayarak Sesli Dergi Formatında Dinleyebilirsiniz (  Nazmiye Üge Özel’ teşekkür ederiz. )