Adem & Barış & Volkan AKSOY

Adem AKSOY & Barış & Volkan AKSOY

Aksoy İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı  Adem AKSOY ile aynı sektörde yer alan birbirinden başarılı oğulları Barış AKSOY & Volkan AKSOY ile iş hayatı baba – oğul ilişkisi üzerine sohbet ediyoruz.

 

Baba Adem Aksoy tarafından  1994 yılında kurulan Aksoy İnşaat, kurulduğu günden bugüne inşaat sektöründe kazandığı tecrübe ve geliştirip uyguladığı yönetim ve çalışma anlayışıyla mutlak “müşteri memnuniyeti” kazanmayı ilke edinmiş ve bugün baba Adem Aksoy oğulları Barış AKSOY & ve Volkan AKSOY ile birlikte yol alıyor sektörde. Şirket faaliyetlerinin her alanında ve her döneminde müşteri odaklı, değişimi ve verimliliği ön plana çıkartan değerleri “şirket felsefesi” olarak benimsemişler ve birlikte çalışıyorlar. Zamanında ve kaliteli üretim” anlayışı ile başladığı anahtar teslimi inşaat uygulamalarında stratejilerini de yine bu hedefler doğrultusunda belirlemişler.

Baba olarak oğlullarınıza verdiğiniz en önemli öğüt nedir? Doğruluktan dürüstlükten şaşmayın, hele ki para pul hiç önemli değil, çalışırken para için ticari menfaat için kesseler de asla yalan söylemeyin diye öğütledim. Bizde yalan yasaktır. Bizi tek kelime ile dürüstlük ve kalite anlatır.

Adem bey küçük yaşlarda çalışmaya başlamış ve 1994 yılında emekli olunca Ankara’dan gelmiş Akbük’e yerleşmiş.

Girişimci  cesur ve dobra bir kişilik. ‘İnşaatı da aslen burada öğrendim’ diyor.  95 yılında Akbük’de 10 Adet Tripleks Villadan oluşan Kardelen sitesini yaparak başlamış. Kardelen Villaları inşaatında Akbükte ilk hazır betonu da ben kullandım diyor sohbetimizde. ‘ O yıllarda nerede şimdiki gibi ustalar ve inşaat teknolojisi ve ürünleri usta falan bile bulamazdınız diyor gülerek. ‘ Kafama yatan her işi yaparım. İşimi benimserim, sahip çıkarım, işimi önemserim ve bize yakışmayanı da asla bir başkasına sunmam. Ben parmakla gösterilen problemsiz ve kaliteli inşaatlar yaparım. Kalifiye kişilerle çalışırım. Benim her işim kaliteli olmak zorunda’ diyor.

Yeni yaptığı sitede inşaatın önünden geçen elektrik tellerini evlerin manzarasını bozuyor diye yerin altından geçirecek kadar yaptığı her işte hassas ve detaycı bir baba.

Nasıl bir baba olduğunuzu düşünüyorsunuz? Babalığınızı nasıl sıfatlandırırsınız?

Biraz resmi otoriter ve disiplinli bir babayım galiba. Oğullarımla birlikte çalışıyoruz ve aramızda iş bölümü yaptık. Herkes sorumluluk alanını bilir ve işini de gerektiği gibi en iyi hali ile yapar. Yeri gelince oğullarımla arkadaş gibiyimdir ama ben onların babasıyım.

İşlerin başında siz yokken de işler yürüyor mu?

Oğullarım olmasaydı işlerimiz de bu kadar yoğun olmazdı aslında. Ben de yılda 4- 5 villa inşa eder ve  emekliliğin tadını çıkarırdım. Oğlum Barış Eskişehir İşletme Mezunu diğer oğlum Volkan da Mersin Jeoloji Mühendisliğini bitirdi. Çocuklarım okudular. Eğitimlerini bitirip de gelince haliyle işlerimiz de büyüdü. Barış, Halkla İlişkiler, Satış ve Pazarlama ile ilgileniyor. Şimdi daha da büyüyoruz İzmirde iş yapmayı düşünüyoruz.Volkan da inşaatı öğrendi. Ben olmasam da çocuklar profesyonelce kararlar alırlar iyi biliyorum biz o kurumsal yapıyı oluşturduk diyebilirim. Ama ben de emekli değilim işlerden elimi ayağımı çekmedim hala işin içindeyim büyükleri olarak babaları olarak daha tecrübelileri olarak. Hanım kızım tecrübe iş hayatında çok çok önemlidir.

Kabul etmeyeceğiniz bir durumu çocukların ısrarı ile ‘ Oğlum bu da olmaz ama hadi çok ısrar ettiniz tamam öyle olsun dediğiniz bir durumlar oluyor mu?

Olmaz olur mu? Oluyor tabi yeri geliyor birlikte tartışıyoruz yeri geliyor birlikte oturur konuşuruz birlikte kararlar alırız. Genelde her ne için olmaz bu dediysem de olmamıştır ama hep haklı çıkarım ( Gülüyor ) ama onlar da tecrübe edecekler tecrübe sahibi olacaklar.

İşinizde oldukça hassas ve detaycısınız zor babalardan mısınız?

Yani işimizi yapılanın en iyisi olsun diye yapıyoruz. İşinizle ilgili böyle bir iddianız da varsa arkasında durmak takip etmek lazım. Biz 10 yıl yapısal garantili ev satıyoruz. Bakın bu kalite demektir.Bizim için müşteri memnuniyeti esastır. Zaten sorun soruşturun bizi isterseniz, müşterilerimizle artık arkadaş oluyoruz büyük bir aile gibiyiz. Biz çok deli paralar da kazanmıyoruz ama işinizi iyi yapmazsanız çok kaybedersiniz.

İyi bir baba olarak çocuklarımın da işlerini iyi yapmaları için çabalıyorum. Herkes de işini iyi biliyor işin içinden çıkamadıklarında da bana danışıyorlar. Birlikte çalışınca ve kurumsal bir yapının içerisinde baba oğul ilişkimizi geri plâna atmış olabiliyoruz ama ben çocuklarımı çok severim onlar da beni çok severler birbirimizi sevdiğimizi de pek söylemesek de bunu iyi biliriz.

Günü yakalıyor musunuz? Yeni gelişmeleri mesela teknoloji ile aranız nasıl?

Elbette tüm inşaat fuarlarına gitmeye özen gösteriyoruz. Sektörel bazda yenilikleri, teknolojik gelişmeleri takip ediyorum. Yatırımcılarla iletişime geçiyoruz, onları davet ediyorum.

 

Konutlarımızı  genelde internet üzerinden satıyoruz daha çok oğullarım ilgileniyorlar ve gayet de iyi yapıyorlar işlerini. Barış bu konuda bizi ve bölgeyi tanıtarak satış, pazarlama görevine devam ediyor.

Çocuklarınıza sıklıkla onları sevdiğiniz söyler misiniz? İlk gururla evet bu çocuk benim oğlum dediğiniz o anlar var mı? Nasıl geldi o anlar? Ben çocuklarıma yüzlerine pek söylemedim galiba şımarmasınlar diye. Onlar da bundan şikayetçiler biliyorum. Biz zamanında gelenekler öyle olduğu için babamızın yanında çocuklarımızı kucağımıza bile alıp sevemezdik. Nasıl bir gelenekse bu artık! Yanlış tabii ama demek ki o kadar katı olmasam da ben de öyle yetişmiş olduğum için galiba çok yüzlerine söylemedim ama onları çok sevdiğimi de bilirler.

Oğlunuza ya da oğullarınıza Jenarasyon farkı iletişim problemleri yarattı mı? Birlikte çok vakit geçiriyorsunuz ama birlikte tatiller yapar mısınız? Vallahi ben de o kadar yaşlı değilim ( gülüyor) Hala elime kazma kürek alıp çalışırım. Bizim aslında oldukça mütevazi bir hayatımız var. Ben yeri geliyor işin içinde aktif çalışıyorum, oğullarım da öyledir. Bu güne kadar babalarına saygıda kusur etmediler, öyle kavgalı gürültülü de olmadık. Onlarla birlikte çalışmaya başlamadan önce birlikte tatile gidebiliyorduk her sene giderdik. Ama şimdi nerde mümkün değil! onlar gidiyorlarsa ben işin başında kalıyorum. Zaten iyi ki de deniz kıyısında yaşıyoruz.Fırsat buldukça çocuklarla aile buluşma ve görüşmelerimiz oluyor.(Gülüyor) iş hayatımız öyle yoğun ki artık yavaş yavaş kendimize de vakit ayırmaya başlamalıyız.

Röportaj / Haber: Umut Kaşan /İdea Dergi – 2017

Fotoğraf : Özlem Yeşil

Fotoğraflar Samsung S8(+) ile Çekilmiştir.