SAĞLIK TANRISI ASKLEPİOS

Ateşte yanmaktan kurtulup ölüme çare bulan hekim.

İnsan sağlığı, insanlık tarihiyle birlikte varlığını sürdüren bir kavram. Sağlıklı yaşamanın temelinde her arayış var. Araştırma, gözlem ve deneyler yoluyla biriktirilen bilgi, çağlar boyu kuşaktan kuşağa aktarılarak, ölümsüzlüğe olmasa bile, yaşam kalitesinin sarsılmaması adına gösterilen çabalara ışık tutar.

Bilimin ürettiği çözümlerin yanı sıra, görünen yada görünmeyen, var olan ya da olmayan her türlü güce umut bağlanır. Büyü, sihir veya dinsel inanışlar da bu umudun parçalarıdır.

Bilim insanları ve araştırmacılar, milattan önce ve sonra sağlık üzerine yürütülen çalışmaları iki devreye ayırır: Asklepios’la başlayan mitolojik dönem ve Hipokrat’la devralınıp geliştirilen bilimsel dönem. Bu alanda var olan veya var sayılan çalışmaları bize çoklukla, eski ozanların şiirleri, ressamların tabloları gibi sanat yapıtları ve söylenceler taşır. Bunların yaşandığı yerler olarak da başta Ege olmak üzere sıkça Anadolu toprakları gösterilir.

Antik çağda “tapınak” adıyla yükselen yapılarda, aynı zamanda tedavi merkezi olarak kullanılan bölümler de bulunur. Buna örnek olarak, bir Anadolu tanrısı sayılan Apollonadına Didim’de (Didyma) yaptırılan ve dünyanın en büyüğü olarak tanımlanan tapınak gösterilebilir. Çünkü Apollon, güneş, ışık, müzik, güzel sanatlar, bilicilik ve çobanlığın yanısıra sağlıkla da anılır, en büyük sağlık tanrısı diye bilinir. Oklarının hastalıkları uzaklaştırdığına inanılarak özellikle vebadan ve koleradan korunmak için kentlerin giriş kapılarına okçu Apollon heykelleri dikildiği bilinmektedir. Bütün bunların yanı sıra bir de sağlık tanrısı babasıdır.

APOLLON OĞLUNU ATEŞTEN ALIYOR

Mitolojik dönemdeki insan sağlığından söz ederken, Asklepios’u tanımak gerekir. Bunu yaparken masalsı anlatılar, şiirler, diğer sanat yapıtları bize yol gösterir. Değişik söylenceler var, ancak en bilinen birini aktaralım. Nasıl olsa hepsi aynı kapıya çıkar.

Asklepios, Baştanrı Zeus’un oğlu Apollon ile Thessalia Kralı Phlegyas’ın kızı Koronis adlı perinin çocuğudur. Koronis, orman içlerinde ve su kenarlarında dolaştığı bir gün, Apollon’la karşılaşır, onunla sevişerek hamile kalır. Bu arada Apollon, sevgilisiyle beraber olmadığı zamanlarda, ona göz kulak olsun diye, kar beyazı tüyleriyle sevimli kutsal kuşu kuzgunu görevlendirir.

Ne var ki genç kadın hamile olduğu halde, ülkesine gelen Arkadia Kralı Elatos’un oğlu İskhys’le de birlikte olur. Bu ihanet, Apollon’a kuzgun tarafından duyurulur. Oldukça öfkelenen tanrı, gözetleme ve olup biteni zamanında bildirme görevini yerine getirmediği için, kuzguna cezayı kesip ak pak olan kuşu gece karasına çevirir. Sevgilisi Koronis’in de odun ateşinde yakılmasını buyurur. Apollon’un ikiz kardeşi Ay Tanrıçası Artemis’in öncülüğünde alana yığılan ve ateşe verilen odunların üzerine bağlanan genç kadın, alevlere teslim edilir. Bu sırada Apollon, doğmamış çocuğunu anımsar vecan vermekte olanannesinin karnını yararak onu yanmaktan kurtarır.

HASTALIK VE ÖLÜMLE SAVAŞ İÇİN EĞİTİM

Apollonkurtardığı oğlunu, büyütüp yetiştirsin diye Kheiron’a teslim eder. Yarısı at yarısı insan “kentaur”ların en bilgilisi, en akıllısı, bilge bir öğretmen ve doğal yaşamın sırlarını bilen, usta bir hekimdir Kheiron. Öğrencisi olan bu çocuğa “Asklepios”(Hastalığı uzaklaştıran anlamındaki “aleksicous”tan gelir) adını verir.

At adam, öğrencisi Asklepios’a başta bitkilerin olağanüstü güçleri olmak üzere, insanların hastalıklarına çözüm üretebilecek her türlü bilgiyi yükler, ona sanatının tüm inceliklerini öğretir, bütün şifalı otları ve suları gösterir.

Asklepios, bu alanda yeteneklerini öyle geliştirir ki ölüme çare bulmasının yanında ölüleri diriltmenin de umudu artar. Bunu, “gorgolar” diye anılan canavar kızların en bilineni olan Medusa’nın (Didim’in simgesi yılan saçlı kadın) kanıyla başarır.

Kıskançlık içindeki Tanrıça Athena’nın hışmına uğrayarak başı kesilen Medusa’nın, bir tarafından akan kan zehirli, diğer taraftan akan kan ise can verecek denli iyileştiricidir.

Apollon’un ikiz kardeşi Tanrıça Artemis, bu kanı yeğeni sağlık tanrısına araştırması için verir, o da bunu çözümleyerek kullanır. Bu durumdan huzursuz olan Yeraltı ve Ölüler Tanrısı Hades, kardeşi Baştanrı Zeus’a şikayette bulunur: “Her hastayı iyileştirirse kimse ölmez ve benim diyarım bomboş kalır. Üstelik senin cezalandırdıklarını bile ölümden alıyor. Bunun önüne geçmek gerek.”

Suçladıklarına ölüm cezası verip uygulayan Tanrılar Tanrısı Zeus, egemenliğininsarsılabileceği kaygısıyla olanlara göz yumamayacağını bildirir ve bir demet yıldırım göndererek torunu Asklepios’u öldürür. Oğlunun ölümüyle ağır acılar yaşayan Apollon, babası Zeus’a bir şey yapamaz, ancak ona yıldırımları yapıp hazırlayan “kyklop”ları,şaşmaz oklarının hedefine koyduktan sonra, Asklepios’un cansız bedenini gökyüzünde yıldızlar arasına yerleştirip, kendisine “tanrı” ünvanını bağışlar.

EŞ, OĞULLAR, KIZLAR SAĞLIK ORDUSU AİLE

Ağrı Dindirme Tanrıçası Epione ile evli olanAsklepios’un tüm ailesi küçük bir sağlık ordusudur ve tüm çocukları onun şifa verici gücünü taşır.
Oğulları Machaon (Cerrahi tanrısı), Telesphorus (İyileşme dönemi simgesi), Podaleiros (Görünmeyen kötülükleri iyi eden tanrı), Hippocan (Hipokrat soyunun habercisi) ile kızları Hygia (Sağlık ve temizlik tanrıçası, günümüzde kullanılan “hijyen” sözcüğünün kaynağı), Meditrina (Uzun yaşam tanrıçası), Panacea (Doğal tedavi tanrıçası) adlarıyla tanınır.
“Hekim Apollon, Asklepios, Hygia, Panacea ve bütün tanrı ve tanrıçalar adına and içerim ki…” diye başlayan Hipokrat yemininde bu ailenin bireyleri sayılır.
“Doktor tanrı” ve “Hekimlik tanrısı” diye anılan Asklepiosiçin tapınaklar kurulur. Günümüzün revir veya hastaneleri gibi kabul edilen ve “asklepion” adı verilen yapılar, kentlerin dışında, akarsu kenarında, su kaynaklı, temiz havalı yerlerde yer alır. Önceleri çeşme, kaynak, tapınak ve sunak bulunan asklepionların içine daha sonra sağlık merkezleri, kütüphane, tiyatro, spor ve müzik alanları, gezinme yerleri eklenir.

Yazan: Hüsnü OKUMUŞ

RESİMALTI

  • 1.- Asklepios Heykeli
  • 2.- 18. Yüzyılda yaşayan İtalyan ressam Giuseppe Zocchi’in tablosunda Koronis’in karnından alınan çocuk (Asklepios) eğitim için babası Apollon tarafından, usta bir hekim olan yarısı at yarısı insan Kheiron’a teslim ediliyor.
  • 3.- Asklepios’un uyuttuğu hastalarının rüyasına girdiği tedavi seanslarından birini anlatan 17. yüzyıl İtalyan ressam Sebastiano Ricci’nin tablosu.
  • 4.- 1849-1917 Yılları arasında yaşayan İngiliz ressam John William Waterhouse’nin fırçasından, asklepiona tedavi için getirilen bir çocuk hasta, hekimlerle ve ailesiyle görülüyor.