ZEYNEP CASALİNİ

3 Ekim 1970 İstanbul Doğumlu. Annesi Deniz Türkali, babası Ernesto Casalini, dedesi Vedat Türkali, kızları Ceren ve Daphne’in annesi  “Zeynep Casalini” 

1985 yılında Bilsak Tiyatro Atölyesi’nde tiyatro çalışmalarına başlayan,  ve amatör bir grupla bir dönem tiyatro da yapan Casalini,  lisedeyken ev arkadaşı Yasemin Alkaya’nın teşvikiyle şarkı söylemeye başlamış. İtalya’da bir rock grubuyla sahne alan , İngiltere’de bir caz kulüpte şarkı söyleyen “Zeynep Casalini” profesyonel müzik kariyerine 2004 yılında çıkardığı “Nihayet” albümüyle giriş yaptı. Türk pop müziğinde hit olmuş “Duvar”, “Dokunma Bana”, “Nilüfer”, “Unutursun”, “Yeter ki”, “İmkansız Diyemem”, “Yas Uykusu” gibi birbirinden hit şarkıları ile çok sevilen Türkiye’nin en önemli kadın vokalleri arasında ve hiç müzikten kopmamış. Didim onu gerçek anlamda ilk Vegan Festivalinde sahnede bitmeyen enerjisi ile tanıdı. On binlerce kişiye şarkı söyleyen, şarkıları ezbere söylenen, sahnede devleşen bu kadın bir sonraki sene yapılan Didim Vegan Festivalinde ise kendi standında, kendi yaptığı ıspanaklı kekini satıyordu. O gerçek bir müzisyen, mütevazi, yemek yapmayı Bodrum’da yaşamayı, çocuklarını çok seven bir anne ve sağlıklı yaşamayı seçmiş bir vegan.  Zeynep  Casalini geçtiğimiz günlerde ‘Bu Yaz’ single’ını yayınladı. 2019 yazının en keyifli şarkılarından biri olmaya aday olan, hangi mevsim dinlenirse dinlensin, bize yaz güzelliğini ve aşk güzelliğini hatırlatan  ‘Bu Yaz’ da o çok sevdiğimiz ve özlediğimiz Casalini müziği var. ‘Bu Yaz’ dinleyenlerini tatile çıkarıp, mavi sulara ve aşkın kollarına bırakacak sımsıcak bir yaz şarkısı.

• Gerçekten iki çocuk annesi olup böylesi fit olmanın mantıklı bir açıklaması olmalı.  Sanki bu soruyu beklermiş ve cevabı hazırmış gibi bir hali var ( Gülümsüyor ) Sağlıksız beslenmek çok kolay. Aslında bir zamanlar selilüt problemleri ile boğuşan, hastalıktan başını kaldıramayan biriydim. Bir de insan yediği içtiği şeylerin hayatındaki yerini de önemini de faydasını ve zararını düşünmüyor. Ama hastalıklardan da kurtulamıyor.  Vegan yaşam ile gerçekten sağlık buldum. Vegan Beslenme aynı zamanda insanı bilinçlendiriyor da. Şimdi tükettiğim her gıdanın karşılığını çok daha iyi biliyorum. Şeker en tatlı zehir. Ben hayatımdan şekeri çıkardım. Sağlıksız olan ve insanı hasta eden her ne varsa benim hayatımda yok. Alkol de kullanmıyorum. Artık bilinçli bir tüketiciyim. Vegan ve sağlıklı besleniyorum. Baklagiller tahıllar sebzeler yağlar ve diğer ek besinler tüketmek çok önemli. Eskisinden çok daha sağlıklıyım, güçlü ve mutlu hissediyorum. Böylesi iltifatlar alınca da inanın daha da iyi hissediyorum. Fit olmamın en büyük parçasından birisi de spor ve hiç bırakmamak lazım. Düzenli spor yapıyorum.

• Her fırsatta Bodrum’u çok sevdiğini söylüyorsun. Kaç yıldır Bodrum’dasın? Bodrum’da yaşamayı bize nasıl tarif edebilirsin? Mesela güne kaçta başlar günü kaçta bitirirsin? Çocukluğum da Bodrum’da geçti benim. Bodrum’u çok seviyorum. Günlerim erken başlıyor. Haftada en az üç gün spora gidiyorum. Daphne’yi okula ben götürüp getiriyorum.. Yemek yapmayı ve denizi çok seviyorum ki şanlıyız biz Bodrum’da yılın dokuz ayı denize girebiliyoruz.  Bodrum benim gerçek toprağım. Burada yaşadığım için her gün şükür ediyorum. Ceren ve Daphne, arkadaşlarım, spor ve pazar alışverişi, mutfak müzik dışındaki diğer mutluluklarım.

• Magazin basınında sık sık Bodrum’un çok pahalı olması ile ilgili haberler okuyoruz. Bodrum ya da Bodrum’da yaşamak sahiden pahalı mı ? Bu tamamen göreceli bir durum. Bodrum’da yaşayan çoğu kişi gibi her Perşembe ve Cuma  pazara gidiyorum. Pazar alışverişi çok daha sağlıklı, doğal ve oldukça ekonomik. Çocuklarımla sık sık denize gidiyoruz ama o bahsedilen pahalı beach clublar yerine daha sakin, bakir koylara gitmeyi seviyoruz. Benim için Bodrum bahsettiğiniz gibi daha pahalı değil daha sağlıklı daha keyiflidir.

• Zaman içerisinde tüm dünyada olduğu gibi bizde de Türk pop müziği ve dinleyicisi değişti ? Türk Pop Müziğindeki bu değişim ile ilgili neler söylemek istersin? Bu değişimin hoşuna giden ve gitmeyen tarafları nelerdir?  Şarkılar ne çok çabuk eskiyor, çok çalışmak sürekli üretmek mi gerekiyor? Ne yapmalı ayakta kalmak için? Sadece Türk pop müziği değil, dünyada tüm müzikler çok çabuk tüketiliyor. Bana göre “ayakta kalmak” samimiyetten ve zamanın gerektirdiği değil, her zaman için güzel olabilecek müziği yakalayabilmekten geçiyor.

Belli başlı büyük müzik firmaları ve onların öne çıkardıkları zaman zaman gereksiz isimlerle alternatif ve gerçekten iyi müzik yapmak isteyen isimlerin rekabeti oldukça can sıkıcı oluyor. Zira ülkemizdeki dinleyici kitlesi ne yazık ki daha çok “kolay” müziği seçiyor. Benim içinse değişmeyen durum “Müziğimi kaç kişinin değil, kimlerin dinlediği önemlidir .” Müzik piyasası hakkında bir değerlendirme yapmak değil de sadece müzik yapmak istiyorum!

Dünyada o kadar sorunlar baş gösterdi ki; cinsel istismarlar, korkunç ölümler ve vahşi katliamlar, Amazon Ormanları yangınları, İzmir’deki, Muğla’daki  büyük yangınlar, kadın cinayetleri ,kaz dağları ve saymakla bitmeyecek o kadar çok acı var ki… O yüzden herkes gibi çok etkileniyorum. İşime çok konsantre olamıyorum. Ama iyi şeyler yapmaya devam etmek üretmek de sanatçının görevidir.

• Şarkı seçerken nelere dikkat ediyorsun? İlk kime dinletirsin mesela? Ya da bir şarkıyı dinler dinlemez bu şarkı hit olur ya da olmaz diyebilir misin?  Bir şarkıyı seçerken önemsediğim şey, müziğin güzel olması, kalbime dokunması ve sözlerin ağzımdan çıkacak sözler olması. Bu ikisinin birbirine güzel şekilde sinmiş olması benim için önemli.

Benim için hit kelimesinin de anlamı yok; çünkü günümüzde hit 3 günlük, 5 günlük oluyor. Bu memlekette hit yapmış sanatçılar MFÖ, Sezen Aksu, Nazan Öncel, Teoman, Şebnem Ferah gibi isimlerdir. Popüler şarkılar arabada belli olur ama şöyle bir şey de var…Radyoda sürekli aynı şarkılar çalıyor ve dinliyorsunuz… Bu hit olmasına yetmiyor; arabada kaç yıl dinliyorsunuz, ona bakmak lazım.
Mesela “Köprüler” şarkısının sözlerini, benim manevi oğlum Çağlar Yerlikaya yazdı. Onun da ailesi Akbük’te yaşıyor. Çok sık olmasa da Akbük de Didim’de yabancı olmadığım şehirler. Benim başımdan geçenlerle bağlantılı, tabi kendi yaşadıklarıyla da. Biz çok güzel ve kötü anları paylaştık. Harun da bestesini hazırladı. Sanırım o da bizden etkilenmiş. Şimdi o şarkı da o yaşanmışlıklar da  illa dinleyiciye geçiyor. Söylemekten de çok keyif alıyorum.

• Zeynep Casalini’nin olmazsa olmazları nelerdir? Vegan yaşamak. Bunun dışında gerçekten dünyayı inanılmaz bir hızla tükeniyoruz ve insanın kendi kalabilmesi çok zor. Bir an önce iyilik büyütebilmek istiyorum. Olmazsa olmaz şeylerimden birisi de iyilik yaymak olabilir. İnsanlara iyiyi doğruyu işaret etmek ama dikte etmeden, gönüllülük çerçevesinde yapmak. Çok yakında Mudanya’daki bir festivalde  vegan beslenmeyi anlatan bir yemek atölyesi yapacağım. Gelen herkese Vegan beslenmenin ne denli önemli olduğunu, Amazonlardaki yangınlar ile vegan beslenmenin aslında ne kadar bağlantılı olduğunu anlatmaya çalışacağım.

• Zeynep Casalini’nin teknoloji ile arası nasıldır? Mesela sosyal medyayı aktif kullanır mı?  Sosyal medya hesaplarını kendisi mi kullanır? Sosyal medya ile aramda özel bir mesafe yok. Bilmem gerektiği kadar biliyorum ve hesaplarımı da kendim kullanıyorum. Twitter hesabım hacklandiği için şimdilik aktif değil, yakında o da aktif olacak. Daha çok İnstagram kullanıyorum.

• Zeynep Casalini  içinde bir “Keşke” bir de “iyi ki” barındıran bir cümle kursaydı?  Keşke başka bir ülkede doğsaydım. İyi ki anneyim.

• Didim’e sahne ve konser programları için sık sık Didim’ geldiğini biliyoruz.  Biz Didimliler Didim’de kurulması planlanan yeni balık çifliklerine ve Su ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ( OSB) yatırımına karşı istemiyoruz demek için “imza kampanyası” düzenledik. Bu konuda neler söylemek istersin. Çok güzel sahillerini koylarınız ve deniziniz var. Didim’in denizinden Bodrum da daha yakındır. İtiraz eden  Didimliler çok haklı. Bir imza da ben atıyorum. Sağlıksız bu çiftlikleri ne Didim’de ne de bir başka yerde istemiyoruz. İlk vegan festivalinde sahne aldığım için iyi biliyorum. Didim Vegan Şehridir demiştik sahneden. Veganlar hayvanların beslenme veya diğer amaçlarla kaynak olarak kullanılmasına karşıdır. İnsanın ürettiği ya da ürettirdiği hiçbir başka canlı türü de etik olarak doğru olmayan bir proje. Didim’de kurulması planlanan balık çiftliklerine de Hayır. Havyan çiftliklerine de hayır.

• Her fırsatta vegan ve sağlıklı beslenmenin önemini anlatan vegan beslenmeye davet eden Zeynep Casalini  bize Ege İdea Dergi Okurları için vegan bir tarif verebilir mi?  Çiğ bademleri kaynar suda bekleterek kabuklarının yumuşamasını ve ayrışmasını sağlayın. Bademleri suya koyun ve geceden sabaha bekletin.

Beklettiğiniz bademlerin suyunu süzün ve blender’a koyun. Üzerine arzu ettiğiniz miktarda ya da standart olarak 3- 4 su bardağı içme suyu ekleyin. Ama çok iyi karıştırmanız gerekiyor.

Daha sonra bir sürahinin ya da kavanozun üzerine temiz bir tülbent geçirin. Blender’daki bu karışımı bir sürahiye aktarın. Badem sütü sürahiye akarken tülbentte kalan posayı da posayı da sürahinin içine iyice sıkın. Badem sütünüz hazır.

Badem sütünüzü krep ya da sütlü tatlılar yaparken, çay, kahve tüketirken sütü kullandığınız her alanda kullanabileceğiniz gibi tülbentte kalan çökelekimsi  badem posasını da badem ezmesi olarak tüketebileceğiniz gibi, kek, kurabiye yaparken ya da böreklerde çökelek ya da peynir yerine kullanabilirsiniz. Çok lezzetlidir. Afiyet olsun.

Kızlar sözlüğü olsaydı resmi aşk acısı şarkıları listesi yapılsa en tepelerde senin birbirinden güzel unutulmaz aşk şarkıların var.  “Artık ben vazgeçtim. Yalnızlığı seçtim. Her şey bitti anlasana! Dokunma bana!” diye az mı bağıra çağıra eşlik ettik sana şarkılarında. Ya da duvarlara çarpa çarpa yosun tutanlar gayri resmi derneği üyesiydik biz seninle, fahri dernek başkanımız da sendin. “Bilmek engellemez, erteler gidişleri, Köprüler yıkılınca aşk kapatır geçişleri” diye az mı göz pınarlarımızla doldurduk o yıkılmış o köprünün deresini. Radyoda mı çaldı bu şarkılarından birisi, hopp kal orada ve hemen aç sesi ve esas duruşa geç. Yani Zeynep Casalini demek biraz da eski sevgiliydi, en güzel aşk acısıydı nazarımda.

Zeynep Casali’den yeni bir şarkı geliyor dendiğinde ilk defa içimden “ Ohh iyi ki bir aşk acısı yaşamıyorum. Bu kez ben sana bağıra çağıra eşlik edemeyeceğim üzgünüm Zeynep Casalini ama yine çok eşlik edenin de çıkar” dedim.

Merakla ve heyecanla “Bu Yaz’ı dinledim. Beni şarkıdan önce klip çarptı. O  şahane tatil renkleri, Bodrum renkleri “Yüzsem, gezsem yine sana dönsem, evde bırakıp her şeyimi yine tatile çıksam  ne güzel olurdu” daha  ilk kez dinlerken “Sanki bu defa aşk beni bulur belki benim de bir sevgilim olur” diye yine sana eşlik ederken buldum kendimi. İçimden dedim ki oleyy Zeynep. Haklısın çektiğimiz aşk acılarına yeter diyoruz. Çıkar siyahları grileri öfkeleri hüzünleri hayatından. Aşk var. Kızlar gayri resmi yeni aşk şarkımızdır. Yaz bitmeden hemen bir aşk çarpsa ya bana! Tatil de yapmalı sevgili yapmalı. Kabul edenler. Kabul edilmiştir.

İnsana tatile çağıran, hatta resmen Bodrum’a davet eden, sıcacık samimi bir Zaynep Casalini şarkısı dinledim. Ayrıca klipte nasıl da güzelsin. Şarkıya kimlerin kalbi ve eli değdiyse nasıl da lezzetli. İyi bir dinleyicin olarak bu vesile ile sana hem teşekkür ediyor hem de bilmek istiyorum kimlerin eli değdi?  Çok teşekkür ederim Umut. Sende ne güzel duygu geçişlerine vesile olmuş. Genellikle aldığım yorumlar bu yönde. Evet neşeli, samimi, sıcak mutlu bir yaz şarkısı. Hangi mevsim dinlenirse dinlensin, bize yaz güzelliğini ve aşk güzelliğini hatırlatan keyifli bir şarkı oldu.

Garaj Müzik etiketiyle yayınlanan “Bu Yaz” isimli teklinin  Söz & Müzik ve Düzenlemesi: Barış Orhun Bass: Eylem Pelit Gitar: Mehmet Esemen Ender Akay Kayıt/Mix ‘de klibimizin görüntü yönetmeni: Faruk Baydar ve yönetmenimiz  Ömer Özyılmazel’di. Hepsine de çok teşekkür ediyorum. Kostümlerimi ise kızım Ceren seçti. Ceren giydirdi beni. Bora Gökhan da fotoğrafladı ve öyle şahane kareler yakaladı ki hepimizin çok içine sinen keyif aldığımız bir iş oldu.

Ege İdea Dergi’ye zaman ayırdığı, dergimize misafir olduğu ve bu keyifli sohbetİ için Zeynep Casalini’ye çok teşekkür ediyorum.

Ege İdea Dergi / Sağlık / Haber Röportaj : Umut Kaşan / 2019  Fotoğraflar : Bora Gökhan

Konular

E- Bülten

    Sosyal IDEA

    Bizi takip edip yalnız bırakmayan siz değerli okuyucularımıza teşekkür ederiz.