EVŞEN ALGI ÇELİK

KADIN KAHRAMANLAR- EVŞEN ALGI ÇELİK – RESSAM ( RESİM ÖĞRETMENİ )

1975 Söke doğumlu. 1998 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi’nden mezun olup resim öğretmenliği mesleğine başlamış. Aslında ilkokul yıllarında Rotary Klübünün düzenlemiş olduğu resim yarışmasında aldığı birincilik ödülünü içindeki sanatçıyı üretken kılmış. Büyük bir aşkla ve sanatçı duyarlılığı resim aşkı hiç sönmeden devam etmiş. Kolay mı şu zamanda sanatın ve sanatçının ayakta kalması ilgiyle takip edilmesi üstelik de evli ve bir kız çocuğu annesi. O düzenli sergiler açan Didim’in sanatçı kadınlarından ressam Evşen Algı Çelik. 2001 yılında TRT’nin açtığı Resim ve Seramik Yarışması’na, 2010 yılında Suluboya Derneği’nin açtığı yarışmaya katıldı ve eseri sergilenmeye değer bulundu. İlk kişisel sergisini Kedi Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirmiştir. Didim D-Marina’da da kişisel bir sergi açmıştır. Sanatçının “İçimden Gelen Renkler” adlı grafiksel dokunuşlar taşıyan resim sergisi oldukça ilgi çekmiştir. ‘ Kedi, kadın ve kuş ayrıntılarına hep değindim. Kendimi daha çok geliştirmek için devam ediyorum. Aysel Gürel gibiyim biraz renkli ve çocuksu bir yapım var. Ölene kadarda bu böyle devam edecek. Bunuda resimlerime yansıtarak içimdeki çocuğu yaşatmaya devam ediyorum. Aysel Gürel Gibiyim, Ölene Kadarda Öyle Kalacağım’ diyor. Sanatçının resim çalışmalarında grafiksel tarzın etkileri hakim.

  • Sanatınızdan biraz bahsedelim. Sizin sanatınıza kattığınız size ait olan değerler nelerdir? Öncelikle grafik mezunu olmam yaptığım resimlere yansıyor. Dokular ve canlı renkler grafiğin temel taşlarından. Benim için en önemli olan şeyler detaylardır. Sabırlı bir kişiliğim var ve detaylarla uğraşmaktan hoşlanıyorum. Balığı mesela kadınla özdeşleştiriyorum. Kadınların toplum ve ev içinde maruz kaldıkları baskıyı balıklar gibi özgür olmalılar düşüncesiyle sanatıma aktarıyorum. Balık çerçevesiz bir dünyada yaşıyor oysa kadın öyle değil hep bir çerçeve çiziliyor kadına. Balıkta kedi ona yaklaşabildiği kadar özgür. Kedi, balık ve kadın üçlemelerim eserlerime çok sık yansıttığım objeler. Çocuksuluğumu da renklerle ve dokularla kadına yansıtıyorum. Kadın canlı, özgür ve renkli olmalı. BAŞARIYA ULAŞMANIN ŞARTLARI VAR.

İşimi yaparken çok hassasım. Başarıya ulaşmanın vazgeçilmez şartları düzenli, sabırlı ve araştırmacı olmak. Çünkü benim tekniğim minyatür ve grafik karışımı, sabırsız davranırsanız detayları veremezsiniz. Hem anne, hem öğretmen ve hem de ev hanımı olarak az vakitte ayırmak durumunda kalsam odaklanarak yapıyorum. Zamanımı dolu ve verimli kullanmaya özen gösteriyorum. Kendimi geliştirmek için çaba sarf ediyorum.

  • Bize en sevdiğiniz özelliğinizde bahseder misiniz? Sizi anlatan sıfatlar, renkler, semboller, hobileriniz… Beni en iyi anlatan renk mavi mavi mavi. Mavinin sükûnetini seviyorum. Resimlerimde de mavi rengi oldukça sık görmek mümkün. Kendimi çocuksu ve neşeli olarak görüyorum. Kedi sembolünü kendimle özdeşleştiriyorum. Kedi kendini sevdirmek isterse birine yaklaşır. Bunu kendimde de görüyorum. Seyahat etmeyi, başka ülkeleri gezmeyi kültürlerini öğrenmeyi seviyorum.
  • Kaç yıldır bu iştesiniz? Vizyoner planlar yapar mısınız? Hayalinizde ki yerde misiniz? 1998 yılında mezun olduktan bir kaç hafta sonra evlendim. 19 senedir resim öğretmenliği yapıyorum. 12 senedir şu an tarzım olarak nitelendirdiğim grafik-minyatür karışımı resimleri yapıyorum. Planlar her zaman yapıyorum. Kendi şansımı kendim yarattım. Birçok insanın da desteğini gördüm. Hala hayalimdeki o yere ulaşmak için İlerlemek için çabalıyorum.
  • Bir kadını güçlü ve kahraman yapan detaylar sizce nelerdir? Kendi ayakları üstünde duran ve ne istediğini bilen kadın güçlü kadındır. Kadın sert, sağlam ve güçlü durmalıdır. İşine aşık kadın kahraman kadındır. Kahraman günümüzde artık prensesi kurtaran prens değil, kahraman tüm baskılara rağmen işini severek yapan, üreten, kendini seven kadındır.
  • Bir kadında asla tahammül edemediğiniz şey / durum nedir. Herhangi bir şey üretmeyen kadına tahammülüm yok. Topluma, ülkesine, evine, çocuğuna katkısı olmayan, bir sorun yaşadığında kendinde çözümü aramayan, hep dışardan bekleyen ve en tahammül edilemezi de kıskanan kadına asla tahammül edemiyorum.
  • Günde kaç saat çalışıyorsunuz? Öğretmenliğim ve eve karşı sorumluluklarımı yerine getirdiğim zamanlar dışında ortalama 2-3 saat çalışıyorum. Tabii yaz dönemi okul olmadığı için daha çok vaktim oluyor. Ama verimli çalışmayı tercih ediyorum. Yani 5 saat durmadan çalışmak yerine küçük molalar vererek düzenli ve verimli çalışıyorum.
  • Sizin kahramanınız kim? Her kız çocuğu gibi benimde kahramanım babamdı. Babam mesleği gereği çoğu zaman şehir dışındaydı ve özlemiyle büyüdüm. Ama yine de benim kahramanım oydu. Evlendikten sonra tabii eşimde benim içn bir kahramana dönüştü. Ancak sanat hayatına bakacak olursak tek bir isim vermem ya da kahraman diye nitelendireceğim isimleri tek tek saymam çok zor olur diye düşünüyorum.
  • Kadınların toplumsal yapı içinde ve iş hayatında var olmak adına erkeksileşmek durumunda kalmalarına, bu savunma mekanizmasının arkasına saklanmak zorunda olmalarına ne diyorsunuz? Ülkemde olmaması gerektiğine inandığım bir toplumsal baskı var kadına karşı. Mevki sahibi kadın ister istemez bu savunma mekanizmasını oluşturuyor. Ataerkil toplumumuzda kadın elde ettiği statüyü korumak adına, erkek egemen iş ve toplum hayatında elemine olmamak adına bu durum değişene, gelişene kadar da bunu devam ettirmek zorunda kalacak.
  • Dergimiz hakkında ne düşünüyorsunuz? Derginin elde ettiği başarı çıtasını bozmadan böyle dolu dolu devam edeceğine inanıyorum.

Bu özel ve keyifli sohbeti için biz de Evşen Algı Çelik’e çok teşekkür eder, güzel haberlerinin devamını dileriz.

Röportaj: Şeyma ( Meren) Özcan
Fotoğraf : Umut Kaşan

Röportaj Ege İdea Dergi’de Yayınlanmıştır. ( Kadın Kahramanlar – Ressam )

E- Bülten

    Sosyal IDEA

    Bizi takip edip yalnız bırakmayan siz değerli okuyucularımıza teşekkür ederiz.