Kim pavyon dansını öğrenmek ister ki!

Ankara’da bir dans okulunda bir girişimci “Pavyon Dansı” adı altında #dans kursları açmış. Onca para verdiler ne uzay yolculuğu kaldı ne deneyler. Onca kadın öldü çocuk öldü Gazze unutuldu, şimdilik ülkece tek gündemimiz “Pavyon Dansı” Ben hayatımda hiç pavyona gitmedim, pavyon da bir çeşit eğlence kültürü değil midir? Biz şimdi nasıl eğlenelim konusunda mı şaşkınız?

Para kokusu almış bir girişimci, memlekette Twerk Dansı yapmayan kadın kalmadı, Herkes Latin dansları ya da Twerk ya da Tango yapmak zorunda mı? Ben de Pavyon Dansı öğreteyim, bu da seksi bir dans, bu da tutar demiş kendince. Hırsızlık, tefecilik, dolandırıcılık, ruhsatsız silahlanma kursları falan da açanlar olabilir yakında diye düşünüyorum.

Dans bile olsa İsteyen istediği kursa gitsin kime ne? Diyebiliyor muyuz? Elbette Hayır. Sanatta ve edebiyatta sinemada, sosyal medyada hayatın her alanında hakim pornografi gerçeği var. Fahişelerin gizemli hayatları, aşkları çok okunuyor, çok izleniyor. Senaristlere ilham, şairlere peri oluyor çoğunlukla onların gizemli ve renkli hayatları. Daha sanatsal ve örtük ifadeler erotizm kabul edilirken, sapkınlık sınırındaki durumlar da porno kabul ediliyor ( müstehcenlik taşıyan ) bu yayınlar + 18 ibaresi ile yayınlanıyor.

Porno içerikli her şey satış garantisi, izlenme garantisi taşıyor. Bazı çocuk kitaplarında bile pornografik ifadeler olduğunu ve toplatıldığını çok iyi biliyoruz. Pornonun tüm toplumlarda hayatın her alanında kendine yer bulduğu ve bulunduğu her yerde ucuz rant kapısı olduğunu, el altından gayet iyi beslendiğini düşünürsek çok da iki yüzlüyüz. Artık güzel kadın, seksi kadın demek oldu. Güzelliğin tek işlevi seksi olma halini, hani tabiri caizse seksilik ölçüsü kabul edilen seksapaliteyi canlandırmak olunca, pornonun giderek yükselen grafiği, güzellik algısını da değiştirdi.

Toplumda namus ya da ahlak arayan önce kendine baksın! Kendinden başlasın. Sizin bu sansürcü zihniyetiniz besliyor bu ahlaksız yapıyı. Bu ahlaksız dişileri ve hikayelerini, o dişileri yaratan ve yaşatan eril düzeni de siz yarattınız. Sözde ahlak yaptırımlarınız yüzünden oldu hepsi. Türkiye’de çok sayıda pavyon, çocuk yurtlarından besleniyor. Yurtta kalan, 18 yaşından küçük, peşine düşecek kimsesi olmayan çocuklar var bu pavyonlarda pavyon dansı yerine ilginizi çeken durum bu olmalıydı ama maalesef hiç seksi değil. Herkes de çok iyi biliyor ki gündeme alınan mevzuu aslında hangi dansı öğrenelim mevzusu değildir.

Çünkü çok iyi biliyoruz ki toplumsal çürümenin dayanılmaz o kötü kokusunu alıyoruz. Kadınlar konusunda öncelikli kriter kişilik değil de dişilik olduğu için çürüyoruz. Bir yandan sansürü ve otosansürü beslerken diğer taraftan pornografiyi de bilmeden istemeden güçlendirdik. Şimdi kendi elimizle yarattığımız bu canavarın yok ediciliğine bakıp şaşırıyoruz. Ama bu kadarı da olmaz ki? Bu çok ayıp, bu ahlaksızlık diyerek duyar kasanlar; ahlakçılık yapanlar, ahlaksızlığı normalleştiren televizyon programlarına da bakın, kadınlar için yayınlanan gündüz programlarına, özel hayatları didik didik eden magazin programlarına, yatak odalarını açarak para kazananların gördüğü ilgi ile kazandıkları paralara bakın. Rezillik dolu TikTok yayınlarına, şiddet güzellemesi yapan dizilere, kolay yoldan para kazanmayı pohpohlayan belgesellere, çok izlenen kliplere bakın göreceksiniz ki yozlaşmanın, ucuzluğun müptelasıyız. Tüm bu olanlar duyarınıza gitmiyor mu?

Elbette ilk önce sabah akşam porno izleyen dayı atar yapar ‘Abooo pavyon dansu öğrenip de neyapicük bunlar. Başımıza taş yağucük” İkiyüzlülükte üstümüze yok!

Sosyal medya, dijital dünya, kendimizi ifade etme şeklimizi değiştirdi, ama aynı zamanda başkalarının beklentilerine de uyma baskısı da oluşturdu. Pavyon Dansı çok like ( beğeni) aldıysa korkarım ki buna hazır olun ki herkes Dilberleşecek, her yerde bir Pavyon Dansı öğreten birileri olacak. Misal bir kasap vardı. O da tıpkı bir kadını sever gibi sevdi eti, yarı çıplak pişirdi eti, şaplakladı, sevişir gibi pişirdi ve hiç olmadık paraya sattı ve olayın sonunda acayip bir el hareketi ile tuz ekledi pişmiş etinin üzerine. O kadar çok taklit edildi ki jenerik bir markaya dönüşen, fenomenleşen bu ünlü aşçıya bizim kültürümüzde ölmüş hayvana bile olsa yapılan böylesi bir muamele ayıptır, günahtır, haramdır diyen oldu mu? Herkes onun gibi olmak istedi.
Suçtur, ayıptır, günahtır, haramdır ahlak dışıdır gibi tüm durumlar çoktandır sınıfsal.

Kim pavyon dansını öğrenmek ister ki diye kendi kendime sorduğumda, yine kendi kendime verdiğim cevapta  rol gereği kişiliği yerine dişiliği ile var olmayı tercih etmiş kadınlardan birisi olan bu reklamdaki kadını gördüm. Kesinlikle  reklam paylaşımı değildir ama paylaştığım bu reklam videosunu da görmekten usandığım “Pavyon Dansı” yerine izlemenizin daha eğlenceli olacağını düşündüğüm için paylaştım.

Umut Kaşan – Ege İdea Dergi- 2024 Didim

Konular

E- Bülten

    Sosyal IDEA

    Bizi takip edip yalnız bırakmayan siz değerli okuyucularımıza teşekkür ederiz.